ATİNA - Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı ve Türkiye destekli silahlı grupların Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine yönelik saldırılarına karşı Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenen açıklamada uluslararası topluma acil, somut ve caydırıcı önlemler alma çağrısı yapıldı.
Suriye Geçiş Hükümeti’ne bağlı grupların Halep’in Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd mahallelerine yönelik saldırılarına karşı, Yunanistan’ın başkenti Atina’da protesto düzenlendi. Syntagma Meydanı’nda gerçekleştirilen eylemde, Halep’teki Kürt mahallelerine yönelik Türkiye’ye bağlı silahlı grupların saldırıları kınanırken, çok sayıda Kürt kurumu, enternasyonalist inisiyatif ve anarşist grup eyleme katıldı.
PYD Balkanlar/Yunanistan sorumlusu Dr. İbrahim Müslim tarafından okunan basın açıklamasında, uluslararası kamuoyuna saldırılara karşı sessiz kalmama çağrısı yapıldı.
Müslim, Halep’te Kürt sivillere dönük olarak sürdürülen saldırılar, kuşatmalar, zorla yerinden etme politikaları ve sistematik şiddetin artık münferit ihlaller ya da geçici çatışmalar olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Ortaya çıkan tablonun, Kürt halkını hedef alan planlı ve sistematik bir yıkım sürecine işaret ettiğini belirten Müslim, bu sürecin bir soykırım girişimi niteliği taşıdığını dile getirerek şunları söyledi:
'HALEP'TEKİ SOYKIRIMI DURDURMAK İÇİN ULUSLARARASI ÖNLEMLER ALINMALI'
Daha önce Dürzi ve Alevi topluluklarına uygulanan mezhepçi şiddetin şimdi Kürtlere yöneltildiğini kayeden Müslim, şunları söyledi: "Halep'te yaşananlar, bir halkın kimliğinin, varlığının ve geleceğinin kasıtlı olarak hedef alınmasıdır. Bu saldırılar sadece sivillerin hayatını tehlikeye atmakla kalmıyor, aynı zamanda uluslararası hukuku, evrensel insan haklarını ve insanlığın vicdanını da hedef alıyor. Halep'te yaşananlara karşı sessiz kalmak ve aksiyon almamak, bu suçların işlenmesine fiilen olanak sağlıyor ve suç ortağı olmaya neden oluyor.
IŞİD ideolojisine ve cihatçı şiddete direnen Rojava'daki Kürt halkı, sadece kendi varlığını savunmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgesel ve küresel güvenliğe de doğrudan katkı sağlıyor. Onları korumakta başarısız olmak, IŞİD benzeri ideolojilerin ve yıkıcı güçlerin yeniden güç kazanması için koşulların yaratılması demektir. Kürt halkının güvenliği, insan onurunun korunması ve ortak geleceğimizden ayrı düşünülemez.
Halep’teki Kürtlere yönelik soykırım girişimini durdurmak için somut ve caydırıcı uluslararası önlemler alınmalı. Birleşmiş Milletler, uluslararası insan hakları mekanizmaları ve tüm ilgili kurumlar üzerinde aktif ve sürekli baskı uygulamalı. Soykırım ve insanlığa karşı suçlardan sorumlu her kişi ve yapıların uluslararası hukuk kapsamında hesap vermelerini sağlamalı."