Binler, saldırılara karşı alanlarda: Katliamı durdurun

Paylaş:

HABER MERKEZİ - Uluslararası insan hakları örgütlerine, Halep'teki katliamı durdurmak için derhal somut adımlar atmaya çağıran binlerce kişi, "Halkların eşitliği, kadın özgürlüğü ve demokratik özerklik temelinde inşa edilen yaşam iradesinin yanındayız” dedi. 

Suriye Geçiş Hükümeti'ne bağlı grupların günlerdir Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Benî Zêd'e dönük saldırıları birçok kentte protesto edildi. Yapılan açıklamalarda saldırılar kınandı, katliama sessiz kalınmaması çağrısı yapıldı. 
 
WAN 
 
 
Wan  Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde, kent merkezinde bulunan Şeker Bank önünde  basın açıklaması ile saldırılar protesto edildi. Açıklamada “Bijî berxwedana QSD”, “Bijî Serok Apo" ve “Bijî berxwedana YPG” sloganları atıldı. "Xwedî derketina Rojava xwedi derketina mirovahiyê ye” yazılı pankartın açıldığı açıklamada, basın metnini platform adına Sevda Akın Akar okudu.
 
Sevda Akın Akar, “Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde yaşayan Kürt halkına yönelik sürdürülen saldırılar, açık bir Kürt düşmanlığının ve insanlık suçunun güncel tezahürüdür. Şam’daki geçici yönetim adına hareket eden, önemli bir bölümü HTŞ ve IŞİD geleneğinden gelen cihatçı silahlı grupların yürüttüğü bu saldırılar, doğrudan sivilleri hedef almakta; başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere onlarca insanın yaşam hakkını gasp etmektedir. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, Kürt halkının kolektif varlığına ve siyasal iradesine yönelmiş bilinçli bir saldırıdır. Bu saldırılar yalnızca askeri bir hamle değildir. Aynı zamanda Rojava’da kadınların öncülüğünde, halkların ortak mücadelesi ile inşa edilen demokratik, eşitlikçi ve çoğulcu yaşam modelini hedef alan politik bir imha girişimidir. Amaç; Kürt halkını statüsüz, savunmasız ve iradesiz bırakmak, Suriye’nin geleceğini yeniden tekçi, mezhepçi ve otoriter bir zeminde şekillendirmektir. Kürtleri hedef alan bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusuna yönelmiş açık bir Kürt düşmanlığını ifade etmektedir” şeklinde konuştu.
 
‘SALDIRILAR IRKÇI SİYASAL AKLIN ÜRÜNÜ'
 
Saldırıların Kürt halkına ve orada yaşayan sivillere dönük olduğunu belirten Sevda Akın Akar, “Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine ve farklı inanç gruplarına yönelen saldırıların devamıdır. Bu saldırılar; halkları birbirine düşmanlaştırmayı, Suriye’yi kalıcı bir çatışma alanına çevirmeyi hedefleyen mezhepçi ve ırkçı bir siyasal aklın ürünüdür. IŞİD’e karşı insanlık adına bedel ödeyen Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG), bugün Ortadoğu'da barışın, demokrasinin ve halkların bir arada yaşamının en güçlü güvencelerinden biridir. Bu tarihsel gerçeklik, cihatçı yapılara bel bağlayanlar tarafından yok edilmek istenmektedir. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırılar, HTŞ ve lideri Colani gibi eli kanlı figürlerin münferit eylemleri değildir. Bu saldırılar; uluslararası hukukta savaş suçu sicili bulunan, IŞİD ideolojisinden beslenen HTŞ’nin yıllardır korunması, meşrulaştırılması ve siyasal muhatap hâline getirilmesiyle mümkün olmuştur. Türkiye’nin HTŞ ile kurduğu açık ve örtük ilişkiler, bu yapının Suriye'de Kürt halkına ve Rojava’daki demokratik yönetime karşı bir saldırı aparatı olarak kullanılmasının önünü açmıştır. Bu tablo, yalnızca bir dış politika tercihi değil; sivillere yönelik saldırılar karşısında açık bir siyasi sorumluluk ve suç ortaklığı tartışmasını da beraberinde getirmektedir” ifadelerini kullandı.
 
‘İNŞA EDİLEN YAŞAM İRADESİNİN YANINDAYIZ’
 
Türkiye'nin Suriye politikasında Kürt düşmanlığının yapısal bir karakter taşıdığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Sevda Akın Akar, “Türkiye Milli Savunma Bakanı’nın “gerekirse Suriye'ye desteğe gideriz” yönündeki açıklaması, bu bağlamdan bağımsız değildir. Bu söylem, sivillerin korunmasını değil; Kürt halkının kazanımlarını hedef alan, cihatçı yapılara alan açan ve savaşı derinleştiren bir tehdit dilini yansıtmaktadır. Kürtlerin statü, özgürlük ve demokratik temsil taleplerine karşı HTŞ gibi yapıların dolaylı ya da dolaysız biçimde desteklenmesi, Türkiye’nin Suriye politikasında Kürt düşmanlığının yapısal bir karakter taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır. Bir yandan barış söylemleri dillendirilirken, diğer yandan Kürtlerin kazanımlarına karşı savaş politikalarının desteklenmesi kabul edilemez bir ikiyüzlülüktür. Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava’nın kazanımlarını ve Suriye halklarının ortak yaşam umudunu savunmaya devam edecektir. Halkların eşitliği, kadın özgürlüğü ve demokratik özerklik temelinde inşa edilen yaşam iradesinin yanındayız” şeklinde konuştu.
 
İZMİR 
 
 
Narlıdere Demokrasi Platformu, Suriye Geçiş Hükümeti’nin Halep’teki saldırılarını Narlıdere Semt Polikliniği önünde yaptığı açıklama ile protesto etti. “Suriye’deki katliamlara dur de” pankartının açıldığı açıklamaya çok sayıda yurttaş katıldı. Sık sık “Jin, jiyan, azadî” ve “Yaşasın barış. Bijî aşitî” sloganlarının atıldığı açıklamada Narlıdere Demokrasi Platformu adına basın açıklamasını Bülent Karakaş gerçekleştirdi. 
 
AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta’nın Alevi katliamlarına yönelik sarf ettiği sözlere tepki gösteren Karakaş, Alevilerin halkların eşit yaşaması için mücadele ettiğini vurguladı. Şexmeqsûd ve Eşrefiyê mahallerine yönelik saldırılara dikkat çeken Karakaş, “Suriye’de savaş tamtamları çalarak cihatçı ve ırkçı grupları halkların üzerine salanlar, Kobanê Direnişi’ni unutmamalıdır. Mazlum halklar yan yana geldiğinde, IŞİD’in nasıl yenildiği herkesin hafızasındadır. Aynı şekilde HTŞ’nin de halkların ortak direnişi karşısında yenileceğine olan inancımız tamdır.
Bu inançla, Narlıdere Demokrasi Platformu olarak; Suriye’de Alevilerin, Kürtlerin ve Dürzilerin HTŞ çetelerine karşı yürüttüğü meşru direnişi selamlıyoruz. Narlıdere Demokrasi Platformu bileşenleri olarak; uluslararası insan hakları örgütlerini, HTŞ’nin katliam girişimlerini durdurmak üzere derhal somut adımlar atmaya; yerinden edilen insanların güvenli ve onurlu bir şekilde topraklarına geri dönüşünün sağlanması için sorumluluk almaya çağırıyoruz” dedi. 
 
Açıklama, sloganlarla sona erdi. 
 
VİCDAN NÖBETİ 
 
Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP), DEM Parti Bayraklı İlçe Örgütü binasında, saldırıları protesto etmek için vicdan nöbeti gerçekleştirdi. Nöbete, çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi ile yurttaş katıldı.
 
İSTANBUL
 
DEM Parti İstanbul İl Örgütü de Bahçelievler İlçe binasında basın açıklaması düzenledi. Eylemde, "Xwedî derketina Rojava, xwedî derketina mirovahiye ye. Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir; teslim alınamaz" pankartı açıldı. "Bijî berxwedana Rojava", "Rojava ya me ye rumeta me ye", "Bijî berxwedana Şêxmeqsûd", “Jin jiyan azadî", “Şehid namirin” ve  "Rojava'da düşene dövüşene bin selam" sloganları atıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı eyleme, yurttaşlar da evlerinden destek verdi. 
 
Eylemde ilk olarak söz alan Bahçelievler İlçe Eşbaşkanı Ahmet Subaşı “Rojava’da halklar birlikte bir yaşam sürdü. Halep’te Kürtlere yönelik başlatılan soykırımı kabul etmiyoruz. Rojava Amedir, Wan’dır” dedi. DEM Parti Parti Meclisi (PM) üyesi Gonca Yangöz, “IŞİD zihniyetiyle yürütülen bu savaşa boğun eğmeyecek” dedi. Rojava Devrimi’nin kadın devrimi olduğunu vurgulayan Gonca Yangöz, “Biz kadınlar her gün alandayız ve direnişteyiz. Barış Anneleri Türkiye ve Kürdistan’dan yola çıkarak barışın ve dayanışmanın sesini yükseltmek için Ankara’ya gidecekler” diye belirtti.
 
DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Çınar Altan, “Her türlü kirli provokasyonla zafer havasına sokanlara buradaki iradeyi göstermek istiyoruz. Bizler açısından bir son yoktur. Savaşanlar bir geleceği inşa ediyorlar yalnızca o mahalle için değil bu toprakların Ortadoğu için bir miras bırakıyorlar. Bu mirası ileriye taşıyacağız” diye konuştu. Kürt halkının olmadığı bir geleceğin inşa edilemeyeceğin ifade eden Çınar Altan, "İki alçak çete kadınların saçına uzanmak istedi. Uyarıyoruz;  Kürt kadınlarını saçlarına uzanan eller yerle bir edilecek. Daha öncesinde bu planlar Kobanê’nîn savaşçıları tarafından yerle bir edildi" diye belirtti. 
 
Konuşmaların ardından eylem, sloganlarla sona erdi.
 
SÊRT
 

Sêrt’te, Halep’in Şêxmeqsud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar protesto etmek amacıyla bir araya gelen kitle yürüyüş gerçekleştirdi. Merkez Çakmak ve Doğan mahallelerinde yürüyüş yapan kitle, havai fişek atarak saldırılara herkesin karşı çıkması gerektiğini belirtti. Kitle, yol boyunca , “Bijî berxwedana Rojava”, “ Rojava xeta me ya sor e” ve “Rojava ya me ye, rumeta me ye” sloganları attı.

AMED
 
 
Demokratik Kurumlar Platformu Amed’in 3 ilçesinde sokağa çıkarak, saldırıları protesto etti. 
 
Farqîn (Silvan) ilçesinde kaymakamlık önünde gerçekleştirilen kitlesel açıklamada sık sık “Bijî berxwedana Rojava” ile “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. Burada konuşan DEM Parti İlçe Yöneticisi Niyazi Soner, katliama karşı alanlarda olacaklarını belirterek, kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu. Soner, dayanışma çağrısında bulunarak, “Kobanê direnişinde DAİŞ’e destek veren Türkiye yine çetelere destek veriyor. Onlara çağrımızdır. DAİŞ yine kaybedecek. 1 yıldan fazla bir süredir devam eden bir barış süreci var. DAİŞ’lilere sahip çıkmak yerine barış sürecine sahip çıksın. Tüm dünya haklarına çağrımızdır. Dünyayı kurtaran Kürt halkının yanında olun” diye konuştu.
 
Açıklama “Şehid namirin” sloganı ile son buldu.
 
XANA AXPAR
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve DEM Parti Xana Axpar İlçe Örgütleri, DBP İlçe binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamada sık sık, ‘Bijî berxwedana Rojava’ Sloganları atıldı. DEM Parti İlçe Eşbaşkanı Ayşe Ay, Halep’te yürütülen savaş politikasının özelikle kadın ve çocukları hedef aldığına dikkati çekerek, Kürt halkının varlığına yönelik saldırıları kabul etmeyeceklerini belirti. Ayşe Ay, “Kürt halkının varlığından korku duyuyorlar. Biz var olmaya devam edeceğiz" dedi. DBP İlçe Eşbaşkanı Mehmet Şirin Demir, Şêx Maqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik olarak DAİŞ ve HTŞ bağlantılı silahlı grupların gerçekleştirdiği saldırıları kınadıklarını dile getirerek, yaşananların insanlığa karşı işlenen suçlar olduğunu ifade etti. Demir, "Halkların eşit, özgür ve demokratik bir gelecekte bir arada yaşama iradesi mutlaka kazanacaktır. Şiddet, savaş ve katliam politikalarına karşı barışı savunmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
 
Açıklama sloganlarla son buldu. 
 
BISMIL
 
DEM Parti ilçe binasından Bismil Kent Meydanı'nda yürüyen kitle meydanda meşaleler yakıp açıklama yaptı. Açıklamaya siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Açıklamada "Bijî Serok Apo", "Bijî berxwedana Rojava", "Ciwan ranezên li Rojava xwedî derkevin" sloganları atıldı. DEM Parti ilçe Eşbaşkanı Cemil Tekinöz, bugün burada bulunma amaçlarının yaklaşık 1 haftadır Halep'te bulunan iki mahalleye yapılan saldırıyı kınamak olduğunu ifade etti. Tekinöz, "Tüm dünyanın gözü önünde Halep'te Şêxmaxsûd ve Eşrefiyê'de yaşayan halkımıza yönelik insanlık dışı saldırıları nefretle kınayıp, lanetliyoruz" dedi.
 
Açıklama sonrası polis kitleye müdahale ederek plastik mermiler sıktı. Saldırıda ismi henüz belli olmayan en az iki kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. 
 
ADANA
 
Adana Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla halk, Ceyhan ve Yüreğir ilçelerinde sağanak yağışa rağmen alanlara çıkarak, Halep’teki saldırıları ve insanlık suçunu protesto etti. Yüreğir ilçesine bağlı 19 Mayıs Mahallesi'nde bulunan muhtarlık önünde bir araya gelen yüzlerce kişi, "Rojava xeta me ya sor e" ve "Em ji mirinê mezintirin-Rojava defend" pankartını taşıyan kitle, meşalelerle ve konfetilerle Koza, Anadolu ve Yamaçlı ile Yunus Emre mahallelerinin sokaklarında yaklaşık 5 kilometre yürüyerek, Çukurova Caddesi üzerinde bulunan DEM Parti Yüreğir İlçe binasına kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca kitle sık sık “Rojava, İŞİD'e mezar olacak", “Kürt halkı uyuma Rojava'ya sahip çık”, "Bê Serok jiyan nabe", "Rojava rumeta me ye", "Bijî Serok Apo", “Bijî berxwedana QSD”, "Rovaja'da direnen halkımıza bin selam”, "Rojava halkı yalnız değildir" ve "Şehid namirin" sloganı attı. Yürüyüşte gençler,  havaya attıkları havai fişeklerle geceyi anlatırken, sokak ve caddelerde DAİŞ'e olan öfke dile getirildi. Yürüyüşe katılanlar, attıkları sloganlarla katliamı protesto ederek, tüm halkı bu katliama karşı ses çıkararak mücadele etmeye çağırdı.
 
Yürüyüş sonrası kitle saygı duruşunda bulunarak, "Çaxre Şoreşê" marşını okudu. Ardından ortak basın metnini DEM Parti Yüreğir İlçe Yöneticisi Bayram Altındemir okudu. Halep'te yapılan katliam ile Rojava'ya dönük saldırılara tepki gösteren Altındemir, "Kürtleri hedef alan bu saldırılar, yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu nedenle Şam yönetimi açısından yaşananlar, Kürtlerle kurulacak ilişkilerde tarihsel bir kırılma niteliği de taşımaktadır. Uluslararası güçler ve ilgili tüm aktörler artık izleyici konumundan çıkmalıdır. Sivillerin korunması yönünde derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Aksi halde Halep’te yaşananlar, Suriye genelinde daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların habercisi olacaktır" dedi.
 
Eylem sloganlarla son buldu.
 
CEYHAN'DA DA HALK YÜRÜDÜ
 
Adana Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla sağanak yağış altında kitle yaptıkları yürüyüş ile saldırıları protesto etti. Halk, Belediyeevleri Mahallesi'nde Küçükkırım Mahallesi'nde bulunan Orhan Kemal Bulvarı'na kadar yürüdü. Yürüyüşe katılanlar saldırılara dair öfkelerini dile getirerek, saldırıların durdurulmasını istedi. Yürüyüş sonrası yapılan açıklamada söz alan DEM Parti Ceyhan İlçe Eşbaşkanı Tahir Özdemir, yapılan saldırı ve katliamları kınadı.
 
RIHA
 
Riha’nın Sewreg ilçesinde bir araya gelen gençler, ateş yakarak eylem gerçekleştirdi. Eylemde “Bijî berxwedana Rojava” ve “Bijî Serok Apo” sloganları atıldı. Gençler ayrıca “Bijî berxwedana Rojava” ve “Rojava xeta me ye sor e” yazılı pankartlar açtı.
 
BEDÎS
 
Bitlis Eren Üniversitesi’nde öğreniler, Halep’e yönelik saldırılara karşı protesto eylemi gerçekleştirdi. Öğrenciler, saldırıları kınayarak dayanışma çağrısı yaptı. Öğrenciler, kaldıkları yurtta ışıkları söndürüp açarak, "Bijî berxwedana Rojava" sloganları attı. 
 
ÊLIH
 
Êlih’te akşam saatlerinde İpragaz Mahallesi’nde Halep’in Şêxmeqsud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar protesto amacıyla gençler eylemdeydi. Mahallede lastik yakıp “Bijî Berxwedana Rojava” ve “Bijî Serok Apo” sloganı atan gençlere polis tazyikli suyla saldırdı. Saldırılara havai fişeklerle karşılık veren geçlerin eylemleri sürüyor. Eylemlerde, çoğunluğu çocuk olmak üzere en 12 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.