MİA-FED Kadın Meclisi’nden Halep’teki saldırılara tepki

Paylaş:
AMED - Halep’teki saldırılara tepki gösteren MİA-FED Kadın Meclisi, “Bir kadının ‘Allahu Ekber’ sloganlarıyla bir binadan aşağı atılarak katledilmesi, açık bir zulüm ve büyük bir günahtır” dedi. 
 
Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu (MİA-FED) Kadın Meclisi, Halep’in Kürt mahallelerine yönelik saldırılara dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Şexmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde, DAİŞ ve HTŞ gibi çetelerin ve onları besleyen devlet ve zihniyet tarafından önce Efrin’de başlayan ve gerçekleştirilen saldırılar sonucu kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dahil çok sayıda sivil katledilmiş, yaralanmış ve yerlerinden edilmiştir. Bilinmelidir ki, halkımızın yüzyıllardır yaşadığı kültürel ve tarihi merkezlerdir; ancak yaşanan saldırılar halkımızı bu topraklardan zorla göç ettirmekte. Kadınların ve Kürt halkının katledilmesi, bedenlerine işkence yapılması, kadın ve çocuklara yönelik şiddet ve görüntülerin paylaşılması bunları da ‘Allah’u Ekber’ diyerek yapmaları temel insan hakları ve İslami değerler açısından kabul edilemez bir zulümdür. Kuran-ı Kerim’in adalet ve masumları koruma ilkeleri göz önünde bulundurulduğunda, bu zulme sessiz kalmak da büyük bir sorumluluk ihlalidir. Kuran’da Hud 113. Ayette ‘Allah zulmedenlere meyletmeyin’ der. Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê’ye yapılan vahşî saldırılarda bir kadının ‘Allahu Ekber’ sloganlarıyla bir binadan aşağı atılarak katledilmesi, Allah’ın adını anarak işlenen açık bir zulüm ve büyük bir günahtır ve en büyük saygısızlık ve hayasızlıktır. Bu yapılan ne cihadla, ne İslam’la, ne de Allah’a imanla bağdaşır” denildi. 
 
Bir insanı öldürürken Allah’ın adını ağızlara almak, Allah’a iftira atmak olduğunun belirtildiği açıklamada, “Kur’an açıkça buyurur: Allah zulmü sevmez. (Âl-i İmrân, 140.) Üç aylar’a girdiğimiz bu aylarda böylesi bir zulmün yapılması hele hele Allah adı anılarak yapılması kabul edilemez” ifadelerine yer verildi. 
 
Açıklamanın sonundan Kadın Meclisi olarak, “Kürt Halkını, Alevileri Dürzileri ve farklı inançlarda olan tüm halkların bu tarihi topraklarından savaşlar çıkararak soykırımdan geçirerek kadınları çocukları katlederek ve zorla göç ettirilmesine karşı ateşkesin devam etmesini Şêx Meqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan halkımıza acil insani ihtiyaçların sağlanmasını talep ediyor, insan hakları kuruluşlarını ve insani değerlere sahip olanları duyarlı olmaya ve tepki göstermeye çağırıyoruz. Uluslararası güçlerin sorumluluklarını yerine getirmesini istiyoruz. Bu zulme sessiz kalınmaması, insan hakları ve İslami değerler açısından bir vicdan ve sorumluluk meselesidir.”