Suriye’de patlayan bombalarla ne mesaj verildi?

Paylaş:
HABER MERKEZİ - ABD-İsrail ile Türkiye'nin çıkarları arasında sıkışan Suriye Geçici Hükümeti, iç çelişkileri nedeniyle Emanuel Macron'a yönelik bombalı saldırılara engel olamadı. Saldırının arkasında Türkiye'nin olduğu iddia ediliyor. 
 
ABD-İsrail’in Hizbullah ile Lübnan’da yürüttüğü savaş, Şam yönetimine getirilen HTŞ’nin iç çatışmaları ve aşiret örgütlenmesi, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un Şam’a ziyareti ve kentte yaşanan saldırılar, Suriye’de çok katmanlı hesapların devrede olduğuna işaret ediyor.
 
Suriye’de son bir aydır Türkiye'nin askeri, istihbarat, ekonomik ve diplomatik boyutları içeren faaliyetlerinin yoğunlaştığı biliniyor. Türkiye, başta Serêkaniyê olmak üzere Halep ve bağlı bölgelerde askeri varlığın görünürlüğünü azaltılırken, bunun yerini teknoloji ve istihbarat ağırlıklı bir modele bıraktı. Mobil vinçlerle hızlı inşa edilen yapılar, bölgenin altyapısını ve sivillerin yaşamını hiçe sayan bir mimarinin parçası. Suriye Geçici Hükümeti'nin güvenlik açısından kendisine muhtaç olduğunu göstermeye çalışan MİT tarafından eğitilip donatılan grupların birçok yerde insan kaçırma, öldürme olaylarına karışması ve son hafta içinde Şam merkezinde meydana gelen patlamalarda Türkiye’nin faaliyetlerinin bir parçası olduğu iddia ediliyor. 
 
BOMBALAR KİME MESAJ VERİYOR?
 
Macron’u hedef alan bombalamanın yalnızca bir güvenlik zafiyeti değil; Türkiye’nin Suriye sahasındaki derin istihbarat etkisini, bölgesel ittifaklara karşı yürüttüğü gizli savaş stratejisini ve El-Şara üzerinden kurduğu baskı mekanizmasını açığa çıkaran çok katmanlı bir mesaj niteliği taşıyor. Suriye’de El-Nusra ve DAİŞ’ıin kuruluşundan bu yana El-Şara ile cihadist-selefi amaçlarla ittifak kuran radikal gruplar, son dönemde tehditlerini artırdı. Bu tehditler önce medya açıklamalarıyla sınırlı kaldı, ancak kısa sürede sahada bombalı saldırılara dönüştü. Şam’daki Adalet Sarayı yakınlarında sivilleri hedef alan patlama, bu yeni dalganın açık göstergesi.
 
MACRON ZİYARETİ
 
Suriye Geçici Hükümeti, Macron’un ziyaretini korumak için geniş güvenlik önlemleri aldı, ancak bu önlemler kritik bir noktada güvenlik ekibinin sızdırdığı iddia edilen bilgilerle çöktü. Patlayıcı cihazlardan birinin diplomatik misyonları korumakla görevli bir güvenlik görevlisinin motosikletine yerleştirildiği iddia ediliyor. Bu, operasyonun içeriden yönlendirildiğini gösteriyor. Şam’daki en üst düzey güvenlik yetkilisinin Türkiye vatandaşı olduğu ve Türkiye istihbaratının Şam’daki güç kollarını kontrol ettiği biliniyor. Bu noktada suikast girişiminin arkasında Türkiye istihbaratının olabileceği yönünde değerlendirmeler var.
 
MESAJ NE?
 
Ankara, Fransa ile Kıbrıs Cumhuriyeti arasındaki savunma anlaşmasını bölgesel dengeleri tehdit eden bir adım olarak görüyor. Türkiye’ye göre Suriye–Fransa yakınlaşması, Suriye’nin Kıbrıs–Yunanistan–Fransa–İsrail eksenine kayması anlamını da taşıyor. Bu nedenle Şam’daki suikast girişiminin, “Bu ittifaka izin vermeyiz” mesajını taşıdığı iddialar arasında. Türkiye, İsrail’e karşı Hamas ve Hizbullah yerine Suriye’deki radikal grupları kullanma stratejisini sürdürmek istiyor. Bu grupların savaşlarda ağır kayıplar vermesi, Ankara’yı yeni baskı araçları aramaya yöneltiyor. Suriye’deki istikrarsızlık, Türkiye’nin bölgesel pazarlık gücünü artırıyor.
 
Bu kapsamda bombalamalar ve suikast girişimleri, El-Şara’ya sürekli tehdit altında olduğunu göstermek için yürütülen bağlantılı operasyon. Bu durum, El-Şara’nın güvenliğini sağlamak için Türkiye istihbaratının sahada daha fazla güç konuşlandırmasını gerektiriyor. Böylece Türkiye, Şam’daki geçici yönetim üzerinde daha derin bir kontrol kuruyor.
 
SURİYE'NİN GÜNEYİNDE TÜRKİYE FAALİYETLERİ
 
Öte yandan Hama’nın coğrafi konumu nedeniyle “Hama’yı kontrol eden Suriye’yi kontrol eder” yaklaşımı da, Türkiye'nin stratejisini belirler durumda. Bu bölgede: dinleme sistemleri, iletişim kontrolü, gizli askeri–istihbarat noktaları kurularak Güney Suriye’nin iletişim ve hareket kapasitesi Türkiye’nin denetimine sokuluyor. Bu faaliyetler İsrail’in dikkatinden uzak tutuluyor.
 
SURİYE KIYILARI
 
Türkiye, Suriye kıyı bölgesinin tüm ekonomisini kontrol altına alma hedefiyle şirketlerine liman kurma perspektifi verdi. Bu hamle, İsrail’in BAE şirketleri aracılığıyla kıyı bölgesinde başlatmak istediği projeleri engelleme stratejisinin parçası. Kıyı bölgesinin kontrolü; Suriye ekonomisinin ana damarını, bölgesel ticaret yollarını, enerji ve lojistik hatlarını, Türkiye’nin eline verme potansiyeli taşırken, tam bu süreçte Fransa destekli bazı şirketlerin de Geçici Hükümete başvurarak işler hale gelmek istemeleri, Türkiye’nin tepkisine neden olmuştu.
 
HİZBULLAH
 
Tüm bunların yanında Hizbullah dosyası da eklendiğinde siyasi bir kriz ortaya çıkıyor. ABD‘nin El-Şara ve Suriye Geçici Hükümeti'ne Hizbullah’a karşı savaş politikası, Türkiye’nin karşı hamlesiyle çatıştı. Türkiye, geçici hükümete Hizbullah’a karşı savaşa girmemesi için yoğun baskı uyguladı ve İsrail’e karşı Hizbullah’ı destekleme stratejisine yöneldi.
 
MA / E. Pejder Altan
İlgili Haberler
Dünya basınında bugün: ABD-BAE görüşmeleri, Çin ve Mısır’dan ortak tutum
Dünya basınında bugün: ABD-BAE görüşmeleri, Çin ve Mısır’dan ortak tutum

Dünya basınında bugün ABD-İran gerilimi etrafındaki diplomasi trafiği, Çin-Mısır ilişkileri, Rusya-Almanya gerilimi ve Gine-Bissau’daki anayasa referandumu öne çıktı.

Putin: Silahlı çatışmayı kışkırtan unsurları ortadan kaldırmalıyız
Putin: Silahlı çatışmayı kışkırtan unsurları ortadan kaldırmalıyız

Bişkek’te konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Silahlı çatışmaları kışkırtan unsurları ortadan kaldırmak için elimizden geleni yapmalıyız” dedi.

Kiev’e üst üste saldırı: 9 ölü
Kiev’e üst üste saldırı: 9 ölü

Rusya’nın Ukrayna’nın başkenti Kiev ve çevresine yönelik hava saldırıları 6’ncı gününde sürdü. Saldırılarda 9 kişinin yaşamını yitirdiği ve biri çocuk 14 kişinin yaralandığını açıklandı.

Hindistan’da havai fişek fabrikasında patlama
Hindistan’da havai fişek fabrikasında patlama

Hindistan’ın Uttar Pradeş eyaletinde bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada aralarında çocukların da olduğu 11 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı.

Husi bölgelerine saldırı: 33 ölü
Husi bölgelerine saldırı: 33 ölü

Suudi Arabistan ve BAE’ye ait uçakların Yemen’de Husi bölgelerine dönük saldırılarında çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan 33 kişinin yaşamını yitirdiği belirtildi.