Öğretmen Yaren Akdoğan: Satın alınmış köle muamelesi görüyoruz
ADANA - Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi Yaren Akdoğan, eğitim sektörünün geldiği noktayı "modern feodalizm” olarak tanımlayarak, “Adeta satın alınmış bir köle muamelesi görüyoruz” dedi.
Türkiye'de eğitim sistemi, derin bir yapısal krizle karşı karşıya. Bu krizin merkezinde ise atanamayan öğretmenler yer alıyor. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ile Türk Eğitim Sen temsilcilerinin güncel tespitlerine göre, atama bekleyen (atanamayan) öğretmen sayısı 500 bin ile 700 bin arasında değişiyor. Eğitim Bakanlığı ise, kadro açığını kapatmak yerine asgari ücretin dahi altında saatlik ücretlerle çalışan 86 bini aşkın "ücretli öğretmen" istihdam ederek, geçici çözümlere sığınıyor.
Yaşanan hak gasplarına ve zorlu şartlara tepki gösteren Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi Yaren Akdoğan, değerlendirmelerde bulundu.
‘AĞIR SÖMÜRÜ BARINDIRIYOR’
Eğitim sektörünün geldiği noktayı "modern feodalizm" olarak tanımlayan Yaren Akdoğan, bakanlığa ve meslektaşlarına çağrıda bulundu. Dışarıdan bakıldığında kutsal bir meslek olarak görülen öğretmenliğin perde arkasında ağır sömürü şartları barındırdığını belirten Yaren Akdoğan, genç nesilleri geleceğe hazırlarken arka planda büyük bir psikolojik savaş verdiklerini dile getirdi. Okullarda yaşanan mobinge ve adaletsiz iş yüküne dikkat çeken Yaren Akdoğan, "Göründüğü gibi değil hiçbir şey. Tabii ki zor şartlar altında saatlerce çalışıp genç nesillerimize örnek olmak, onları geleceğe inşa etmek bir yanda; iş yeri içinde yaşanan mobbingler, maaş sıkıntısı... Az maaş, çok iş gibi düşünebiliriz. Kısa bir deyişle modern feodalizmin örneği diyebilirim” ifadelerini kullandı.
'FATURA ÖĞRETMENLERE KESİLİYOR'
Ekonomik krizin faturasını en ağır ödeyen kesimlerden birinin öğretmenler olduğunu vurgulayan Yaren Akdoğan, temel yaşam ihtiyaçlarını dahi karşılayamadıklarını söyledi. Öğretmenlik mesleğinin saygınlığının zedelendiğini ve adeta "satın alınmış bir köle" muamelesi gördüklerini vurgulayan Yaren Akdoğan, “Tabii ki ekonomik olarak çok sıkıntı çekiyoruz. Yeri geliyor kiramızı bile ödeyemez hale geliyoruz. Yani yaşayamıyoruz, zaten açız. Bir öğretmenin ayrı bir saygınlığı olmalı. Sonuçta bir öğretmen bu günlere getirdi bizi. Bu açıdan bakılırsa her şey düzelir ama tam tersi, satın alınmış gibi davranılıyor; o da çok yanlış. Bakana söylemek istediğim; verilen sözlerin tutulması gerekir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın verdiği hiçbir sözü yerine getirdiğini düşünmüyorum. Öncelikle mülakat mağduriyetinden başlanmalı” diye belirtti.
'KORKMAYIN'
Psikolojik olarak adaletsiz ve güvencesiz bir ortamda yaşamanın getirdiği olumsuz etkilere karşı direndiklerini ifade eden Yaren Akdoğan, bu zorlu süreçte en büyük motivasyon kaynağının ailesi ve öğrencileri olduğunu belirtti. Yaren Akdoğan, şöyle devam etti: "Ailem destekçim, bu süreç bizi daha da kenetlendirdi. Psikolojik olarak bir güvencesizlik ve adaletsiz bir ortamda yaşamak olumsuz etkileyebilir. Ama öğrencilerime tutunuyorum, onların geleceğine tutunuyorum, onların sevgisine tutunuyorum. "Korkmayın, hakkınızı arayın! Siz korkmayın ki, gelecek nesillere örnek olun.”
MA / Hamdullah Yağız Kesen