Mersin Limanı’nda tüm işçiler işlerine dönene kadar mücadele sürecek
MERSİN - Mersin Uluslararası Limanı'nda sendikaya üye oldukları gerekçesiyle işten çıkarılan işçilerin direnişi 202’nci gününde sürerken, TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, “Tüm işçiler işlerine geri dönene kadar mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.
Mersin Uluslararası Limanı’nda (MIP) yükleme-boşaltma (elleçleme) işini yapan alt işveren Özgüneş Taşımacılık bünyesinde çalışırken, anayasal haklarını kullanarak Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’na (TÜMTİS) üye olan ve ardından işten çıkarılan işçilerin başlattığı direniş 202’nci gününe girdi. 1 Ocak'tan bu yana liman kapısı önünde kararlılıkla direnen işçiler, yağmur, çamur ve yazın kavurucu sıcağına rağmen işlerine geri dönmek için mücadelelerini sürdürüyor.
İşçilerin direnişlerine dair değerlendirmelerde bulunan TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, limanda yaşanan hukuksuzlukları, işverenin sendikasızlaştırma oyunlarını ve eylemdeki emekçilerin taleplerine dikkat çekti.
‘İŞÇİLER İSTİFAYA ZORLANDI’
İşçilerin daha insani koşullarda çalışmak, günde 12-14 saati, yeri geldiğinde ise 24-36 saati bulan aralıksız çalışma düzenine son vermek amacıyla 2022 yılında sendikalı olduğunu anımsatan Gürkan, sürecin başından itibaren işverenin büyük bir direnciyle karşılaştıklarını söyledi. Bakanlığın sendikaya yetki vermesinin ardından işverenin hukuki itirazlarda bulunduğunu ve işçilerin e-devlet şifrelerini toplayarak "ikna odalarında" istifaya zorladığını aktaran Gürkan, "İşverenin bütün girişimleri işçi arkadaşlarımızın ve sendikamızın kararlı tutumuyla boşa çıkarıldı. 2025 yılının Kasım ayı itibariyle işverenin açtığı tüm davalar yerel mahkemede, istinafta ve Yargıtay’da sendikamızın lehine sonuçlandı ve TİS görüşmeleri başladı" dedi.
'HUKUKİ HİLE'
Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin başlamasının ardından yapılan 3 oturumda idari maddelerin tamamına yakınında anlaşma sağlandığını dile getiren Gürkan, işverenin ücrete dair teklif getireceği Ocak ayındaki toplantı öncesinde, 31 Aralık 2025 tarihinde işçileri işten çıkardığını belirtti.
Yaşanan süreci "hukuki hile" olarak nitelendiren Gürkan, "Daha 1 yıl sözleşmesi olmasına rağmen sözleşmeyi uzatmayarak ana firma MIP ile birlikte alt işveren Özgüneş Taşımacılık, limanın en ağır işini yapan elleçleme bölümündeki sendikal örgütlülüğü dağıtmak için işçileri kapı önüne koydu. Bu iddiamız Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu müfettişlerinin raporlarıyla da kesinleşti ve ispatlandı" diye konuştu.
'İŞ BAŞI YAPILSIN'
İşten çıkarılan toplam 185 işçiden 102’sinin sendika üyesi olduğunu, geri kalanlarını da sendikaya üye yapmak için görüştüklerini belirten Gürkan, “İşveren içerideki morali bozmak amacıyla sendikalı olmayan 30 civarı işçiyi başka bir taşeron bünyesinde (LDH) yeniden işe aldı. Bugüne kadar sendika üyesi olup da işe geri alınan tek bir işçi dahi bulunmuyor. Tek bir talebimiz var; temizlik veya güvenlik gibi yan işler değil, limanın asıl işini yapan elleçleme bölümünde çalışan ve sendikalı olduğu için işten çıkarılan tüm arkadaşlarımızın eksiksiz olarak MIP bünyesinde işbaşı yaptırılmasıdır" ifadelerini kullandı.
‘BU BİR SINIF MÜCADELESİ’
Çalışma Bakanlığı'nın Ocak 2026 verilerine değinen Gürkan, Türkiye genelinde özel sektörde sendikalılık oranının yalnızca yüzde 6.8 civarında olduğunu hatırlattı. Patronların bu örgütsüz düzenden beslendiğini aktaran Gürkan, "Her 100 işçiden 93'ü sendikasız ve kölece koşullarda çalışıyor. Patronlar ve sermaye sınıfı bu oranı yüzde 100’e getirmek istiyor. Karşısında hakkını arayan, anayasal hakkını bilen işçi istemiyorlar. Yeri geldiğinde 36 saat çalışan, sosyal hakkı, ikramiyesi olmayan, parasının bir kısmını bankadan bir kısmını elden alan örgütsüz bir toplum yaratmak istiyorlar. Bu bir sınıf mücadelesidir. Eğer biz örgütlü olursak bugün asgari ücret açlık sınırının altında, 28 bin lira olmazdı" diye konuştu.
'KARARLIYIZ'
Mücadeleden asla taviz vermeyeceklerini vurgulayan Gürkan, "Bir işçi arkadaşımız dahi boşta kalmayacak şekilde işbaşı yapana kadar bu mücadeleden bir adım geri atmayacağız. Bütün arkadaşlarımız işbaşı yapana kadar hep birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz."
MA / Mehmet Güleş