ÖHD'den 300'den fazla uluslararası kuruluşa acil çağrı
ANKARA - HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların dünyanın gözü önünde insanlık suçu işlediğine dikkat çeken ÖHD, Rojava'ya dönük saldırıların durdurulması ve Rojava'nın hukuki ve siyasi statüsünün tanınması talebiyle 300'den fazla kuruluşa acil çağrıda bulundu.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların daha önce Halep'in Şexmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde Kürtlere yönelik saldırılarına karşı 15 Ocak'ta İnsan Hakları Komitesi, İşkenceye Karşı Komite, Avrupa Konseyi Başkanlığı, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Dünya Sağlık Örgütü gibi birçok kuruluşa saldırıların durdurulması, katliamların sonlandırılması uluslararası insancıl hukuka aykırı eylemlerin soruşturulması, insani yardım koridorlarının açılması talebiyle çağrıda bulundu. Çağrının sonuçsuz kalmasının ardından saldırıların Rojava'ya yönelerek devam etmesi ile birlikte bir kez daha harekete geçen ÖHD, 300'den fazla uluslararası kuruluşa bir kez daha acil çağrıda bulundu.
ÖHD'nin 23 Ocak'ta yaptığı ikinci acil çağrıda, uluslararası mekanizmaların Rojava'ya dönük saldırılar ve iç savaş koşullarına sessiz kalmasının dünyanın gözü önünde bir katliam yaşanmasına neden olacağı belirtildi. Çağrıda, saldırıların DAİŞ tutuklularının tutulduğu yerlerde gerçekleştirildiği, bu saldırılar sırasında birçok DAİŞ üyesinin kaçtığı yahut saldırıların DAİŞ tutukluların salıverilmesi tehlikesini doğurduğunun bölgedeki kaynakların tamamı tarafından aktarıldığı ifade edildi.
KÜRTLER VE ROJAVA'DA YAŞAYAN HALKLARA SOYKIRIM TEHDİDİ
Çağrıda, saldırılar sonucu insanlığa karşı suçların işlendiğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Saldırılar sebebiyle tüm dünyaya da yansıdığı üzere siviller öldürülmüş, yüzbinlerce insan göçe zorlanmış, demografik yapı değiştirilmiş, yargısız infazlar yapılmış, en ağır işkence yöntemleri ile insanlar öldürülmüş, katliam fetvaları yayınlanmış, kadınlar ganimet olarak kaçırılmıştır. Diğer taraftan ise yaşam alanlarında elektrik, su, internet kesintileri yaşanmış, altyapı tesisleri, hayati tesis ve yapıların yok edildiği aktarılmış, halkın temel gıdaya, tıbbi malzemeye ulaşamadığı kayıtlara düşmüştür. Saldırının kapsamı ve aktörleri ise bizlere açık bir şekilde Kürtlerin ve Rojava’da yaşayan tüm halkların soykırım tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir."
TALEPLER
Uluslararası mekanizmaların, Rojava ve Suriye'deki tüm sivil halk için harekete geçmesi, saldırıların sona erdirilmesi ve Rojava'nın hukuki ve siyasi statüsünün sağlanması talebiyle BM Güvenlik Konseyi, Uluslararası Ceza Mahkemesi Koalisyonu, BM İnsan Hakları Komitesi, İşkenceye Karşı Komite, Avrupa Konseyi Başkanlığı, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin de bulunduğu 300’den fazla kuruluşa acil çağrıda bulunan ÖHD şu talepleri sıraladı:
"*Rojava’ya yönelik saldırıların derhal sonlandırılması ve Rojava’ da yaşayan halkların can güvenliğinin sağlanması için acil müdahalede bulunulması,
*Suriye Geçici Hükümeti’ ne saldırıları derhal sonlandırması için gerekli tepkinin gösterilmesi ve uluslararası toplumun bu konuda harekete geçmesi,
*Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ nin Uluslararası Ceza Mahkemesine sevk mekanizmasını çalıştırarak suçlara ilişkin soruşturma başlatması için her türlü etkili mekanizmanın işletilmesi,
*Bölgede sivillerin korunması için güvenli bölgeler oluşturulması ve insani yardım koridorlarının açılması,
*Uluslararası hukuka uygun olarak Rojava’ nın hukuki ve siyasi statüsünün uluslararası toplum tarafından tanınması ve korunması konusunda acil çağrıda bulunuyor, ilgili tüm kurumları ve kişileri gerçekleştiğinde tüm Ortadoğu’yu içine alabilecek bu katliamı durdurmak üzere harekete geçmesi hususlarında çağrıda bulunulmuştur."