Din alimlerinden Rojava çağrısı: Herkes sorumluluk almalı

Paylaş:

ANKARA - Rojava'ya yönelik saldırılara tepki gösteren din alimleri İsrail’in Gazze’de sivilleri “terörle mücadele” gerekçesiyle açlığa ve kuşatmaya mahkûm etmesi ile Türkiye’nin HTŞ adına Kürtlere “teslim olun” çağrısı yapmasının aynı dil ve yöntemler olduğunu belirterek, "Kendisine Müslüman diyen herkes sorumluluk almak zorundadır" dedi. 

Ankara Din Alimleri Derneği (DİADER), HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli silahlı grupların Rojava'ya yönelik saldırılarına ilişkin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ankara İl Örgütü binasında basın toplantısı düzenledi. Demokratik kitle örgütleri temsilcilerinin katıldığı açıklamada, "Bijî Berxwedana Rojava", "Rojava yalnız değildir" ve "Parastina Rojava Parastina Mirovahîyêye" yazılı dövizler açıldı.
 
Açıklamayı yapan DİADER üyesi Diyadin Fırat, Rojava'ya yönelik saldırıların soykırıma varacak düzeye ulaştığını belirterek katliam, şiddet ve saldırıları kınadıklarını ifade etti. Abluka altında olan Kobanê kentinde yaşananlara dikkat çeken Fırat, şunları söyledi: “Kobanê’de elektrik yok, su yok, gaz yoktur ve çocuklar soğuk nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Dün İsrail, Gazze’de ‘teröristler var, teslim olsunlar’ diyerek sivilleri açlık ve kuşatmayla ölüme mahkûm ederken; bugün ise Türkiye, HTŞ adına Kürtlere adeta ‘teslim olun’ çağrısı yaparak Rojava’daki soykırım girişiminin sorumluluğunu fiilen üstlenmekte ve bir insanlık suçuna ortak olmaktadır. Aynı dil, aynı gerekçeler ve aynı yöntemler bugün Kobanê’de uygulanmaktadır. Suriye’de İslam’ın adını kirleterek tekbir sesleri eşliğinde katliam yapan, kadınların ve erkeklerin bedenlerinden parçalar koparan DAİŞ zihniyeti asla İslam’ı temsil edemez. Hz. Ali’nin ifadesiyle ‘tersten giydirilmiş bir din elbisesiyle’ silah kuşanılarak, ‘fetih’ adı altında katliam yapılırken, İslam dünyası ne yazık ki bu vahşeti sessizlikle izlemektedir" dedi. 
 
'MIZRAKLARIN UCUNA KURAN AYETLERİ TAKARAK...'
 
Kur’an-ı Kerim’den ayetler okuyan Fırat, “Hucurât Suresi’nin 9’uncu ayetinde yer alan ‘Eğer müminlerden iki topluluk birbiriyle savaşırsa, aralarını düzeltin’ emri gereği, kendisine Müslüman diyen herkesin sorumluluk almak zorunda olduğunu kaydetti. Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü: "Unutulmamalıdır ki İslam anlayışına göre bir insanı yaşatan bütün insanlığı yaşatmış olur; bir insanı öldüren ise bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Müslüman bir toplum ya da kişi, kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe gerçek anlamda iman etmiş sayılmaz. Daha önce Enfal Suresi ve Fetih Suresi ile Kürtlere yönelik soykırım ve katliamlar meşrulaştırılmaya çalışılmış, bugün ise ‘Furkan Günleri’ adı altında adeta mızrakların ucuna Kur’an ayetleri takılarak Kürtlere yönelik yeni soykırım ve katliam girişimleri meşrulaştırılmak istenmektedir” ifadelerini kullandı.
 
'KÜRT HALKININ YANINDA YER ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ'
 
Ortadoğu’da, Rojava’da yeni Enfal’lerin ve yeni kitlesel katliamların yaşanmasını istemediklerini belirten Fırat,  “Vicdan sahibi olan herkesi; insanlık ve İslam adına, Rojava’da yaşayanların can ve mal güvenliği için DAİŞ zihniyetine karşı Kürt halkının yanında yer almaya ve bu saldırıların durdurulması için sorumluluk almaya çağırıyoruz. İnsani, vicdani ve ahlaki hassasiyet taşıyan başta siyasi partiler olmak üzere tüm kurum ve kuruluşları, devletleri; 2014 yılında Kobani’de yaşatılan felaketin yeniden tekerrür etmemesi ve insani yardım için koridor açılması amacıyla derhal harekete geçmeye davet ediyoruz" diye konuştu.