Deprem Konutları: İnşa yalnızca bina değil, birlikte yaşama kültürüdür

Paylaş:

SEMSÛR - Depremden sonra inşa edilen yapıların toplum üzerindeki etkilerini değerlendiren Şehir Plancısı Berivan Güneş Kanbal, “Deprem sonrası yeniden inşa, yalnızca binaların inşa edilmesi değildir. İlişkilerin, yas sürecinin, travmaların ve birlikte yaşama kültürünün de onarılmasını gerektirir” dedi.

6 Şubat depreminden en çok etkilenen kentlerden biri olan Semsûr’da, inşa çalışmaları ağır aksak ilerliyor. 611 bin 37 kişinin yaşadığı kentte, bin 485 bina yıkılırken, 68 bin bina için ağır ve orta hasarlı raporu verildi. 8 bin 387 kişinin yaşamını yitirdiği Semsûr’da, 17 bin kişi de yaralandı. Depremde evleri yıkılan 118 bin kişi kırsalda ve kent merkezinde kurulan 58 konteyner kente yerleşti. Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen hala kent merkezi ve ilçelerde bulunan 24 konteyner kentte, 8 bin aile (32 bin 570 kişi) yaşamını sürdürüyor. 50 bini aşkın yurttaş konteynerde bulunan Aile Sağlık Merkezi’nde (ASM) sağlık hizmeti alırken, 3 bin öğrenci ise hala konteyner okulda eğitimini sürdürüyor.
 
3 YILDA YAPILARIN YALNIZCA YÜZDE 50’Sİ YAPILDI
 
Depremin ardından Semsûr’da 75 bin konut yapılması kararlaştırıldı. Bunun 43 bin 500 adedi TOKİ ve Emlak Konut tarafından, 31 bin 500’ü ise Yerinde Dönüşüm Projesi kapsamında yapılmaya başladı. İletişim Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre 38 bin 157 konut ve iş yeri teslim edildi. Semsûr’da TOKİ ve Emlak Konut tarafından yapılan yapılar ağırlıklı olarak İndere ve Örenli bölgelerinde inşa edildi. Özellikle kent merkezine 11 kilometre uzaklıkta bulunan İndere bölgesinde 5 milyon metrekare alan üzerinde inşa edilen 16 bin 500 bağımsız yapı, insan-kent ilişkisi üzerinde yaşanan aksaklıkları gözler önüne seriyor. Planlamaya göre, 100 bin insanın yerleştirileceği İndere yerleşkesi, insanları kent merkezinden koparan ve izole eden bir zihniyetin yansıması. 
 
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Şehir Plancıları Amed Şubesi üyesi Berivan Güneş Kanbal, yapılan yapıların insan-mekan ilişkisini değerlendirdi. 
 
‘HALK, PLANLAMAYA DAHİL EDİLMEDİ’
 
Deprem sonrasında Semsûr’da yapılan yeni yapıların mekânsal sorunları olduğunu belirten Berivan Güneş Kanbal, “Deprem sonrası bakanlık hızlı bir şekilde planlamaları bilimsel ve sosyal kriterlerden bağımsız bir şekilde yapıp yerel yönetimler, meslek odaları ve kent bileşenleri devre dışı bırakıldı. Depremzedeler nereye taşınacaklarına, nasıl bir konutta yaşayacaklarına dair hiçbir aşamada dahil edilmedi. Bu durum konutları sahiplenilmeyen, geçici hissi veren mekânlara dönüştürdü. Depremzedeler, yaşanacak alanlardan çok, zorla yerleştirilen alanlarda yaşamaya zorlandı. TOKİ'ler bir ürün olarak pazarlandı” dedi. 
 
‘TEK TİP MİMARİ YAPILAR YAPILDI’
 
Yapılan yapıların ağırlıklı olarak tarım alanlarında, eğimli alanlarda ve altyapının zayıf olduğu bölgelerde yapıldığını ifade eden Berivan Güneş Kanbal, “Bu yerleşim alanlarının kent merkezine uzak mesafelerde olması, kent ile entegrasyonunu zorlaştırmıştır. Kente entegre olamama durumu, depremzedeleri kapalı ve izole alanlara hapsetmiştir. Afet konutlarının ulaşım hatlarına uzak olması, depremzedeleri kentteki sağlık, eğitim gibi hizmetlerden mahrum bırakmış, kentte çalışan kişiler içinde sorunlar ortaya çıkarmış, geliri düşük depremzedeler için yeni bir yoksullaşma biçimi ortaya çıkarmıştır. TOKİ yerleşimleri, fiziksel olarak konut üretse de, mahalle duygusunu yeniden üretememiştir. Tek tip mimari ve kapalı site mantığı ile depremzedeler arasında ilişkileri, iletişimleri zayıflatmış, depremzedeler travmaları ile yalnız bırakılmıştır” diye konuştu. 
 
‘BİRLİKTE YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜN DE ONARILMASI GEREKİYOR’
 
Yeni yapılar için yapılan planlamalarda yer alan birçok sosyal donatının yapılmadığını dile getiren Berivan Güneş Kanbal, “Yapılanların eksik kaldığını söyleyebiliriz. Özellikle çocuklar için güvenli oyun alanlarının yetersiz olması, kadınların bir araya gelebileceği kamusal alanların işlevsizliği dikkat çekmektedir. Bu durum, yeni yerleşimlerin yalnızca barınma işlevi üzerinden kurgulandığını, toplumsal yeniden inşanın ikincil planda kaldığını göstermektedir. Bu yeni yaşam alanları barınma sorununu çözerken, kent hakkını, toplumsal ilişkileri yeniden bir yaşamı derin bir krize sürükleyen bir sürece dönüşmüştür. Yeni TOKİ alanları, depremzedeleri alışık olmadıkları mekânsal düzenlere uyum sağlamaya zorlamaktadır. Özellikle yaşlılar, çocuklar, engelliler için bu alanlar, yeni yalnızlık ve dışlanma biçimleri üretmektedir. Deprem sonrası yeniden inşa, yalnızca binaların inşa edilmesi değildir. İlişkilerin, yas sürecinin, travmaların ve birlikte yaşama kültürünün de onarılmasını gerektirir” ifadelerini kullandı. 
 
‘BİRLİKTE YAŞAM İNŞA EDİLSİN’
 
Meslek odalarının ve kent dinamiklerinin depremzedeler ile beraber toplumsal yeniden inşa süreci başlatması gerektiğinin altını çizen Berivan Güneş Kanbal, “Birlikte yaşamın, komşuluk ilişkilerinin, hafızanın ve kültürün yeniden onarılması ve inşa edilmesi için gerekli çalışmaların yapılmaldır” dedi.
 
MA / Ömer Akın
İlgili Haberler
Tahsin Nihadioğlu üçüncü yılında mezarı başında anıldı
Tahsin Nihadioğlu üçüncü yılında mezarı başında anıldı

Deprem sonrası kolluk şiddetine maruz kaldığı iddia edilen ve iki gün sonra şüpheli bir trafik kazasında yaşamını yitiren depremzede Tahsin Nihadioğlu için Hatay’da mezarı başında anma yapıldı; sorumluların yargılanması çağrısı yinelendi.

İHD: Depremde yıkımın sorumlularına yönelik cezasızlık sonlandırılsın
İHD: Depremde yıkımın sorumlularına yönelik cezasızlık sonlandırılsın

İHD, deprem bölgelerinde insanca yaşama koşullarının sağlanmasını, ranta dayalı yapılaşma ve cezasızlık politikasının sonlandırılmasını istedi.

'Depremde ortaya çıkan tablo rantı esas alan bir düzenin sonucudur'
'Depremde ortaya çıkan tablo rantı esas alan bir düzenin sonucudur'

KESK, birçok kentte 6 Şubat depreminde yaşamını yitirenleri andı. Anmalarda, ortaya çıkan tablonun rantı, denetimsizliği ve cezasızlığı esas alan bir düzenin sonucu olduğu vurgulandı.

3 yıldır konteynerde yaşayan Bilgin ailesi destek bekliyor
3 yıldır konteynerde yaşayan Bilgin ailesi destek bekliyor

Konteynerde yaşamını sürdüren engelli ve hasta Şeyho Bilgin, ailesiyle yaşamlarını rahat sürdürebilecek koşulların sağlanması için destek bekliyor.

Dîlok’ta ne yaralar sarıldı ne de sorumlular yargılandı
Dîlok’ta ne yaralar sarıldı ne de sorumlular yargılandı

Depremin üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen Dîlok’ta binlerce yurttaş hala evlerinin teslim edilmesini beklerken, deprem sonrası sorumlular hakkında yürütülen yargılamalarda ise adalet sağlanmadı.