Saldırılara karşı nöbetteler: Sorumlusu iktidar

Paylaş:
ANKARA- Sewereg ve Mereş’teki okul saldırıları nedeniyle bakanlık önünde “Yaşam nöbeti”deki eğitim emekçileri, olayların münferit olmadığını belirterek sorumlusunun iktidar olduğunu ifade etti. 
 
Sewereg ve Mereş'te yaşanan okul saldırılarının ardından Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası'nın (Eğitim Sen), Eğitim Bakanlığı önünde 3 gün kesintisiz bir şekilde sürecek "Yaşam Nöbeti" başlattı. Birçok siyasi parti ve sendikanın destek sunduğu nöbette saldırıların iktidarın bir politikasının bir sonucu olduğu ifade edildi.
 
'İSTEĞİMİZİ ALANA KADAR DEVAM EDECEĞİZ'
 
Eğitim Sen Merkezi Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Evrim Gülez,"Okullarda uzun zamandır devam eden şiddet sarmalına 'dur' demek, Eğitim Bakanlığı'nı okullardaki bu şiddete karşı bir önlem almaya çağırmak için ve öğretmen ve öğrencilerin güvenli eğitim hakkını savunmak için burada nöbetteyiz. Biz de Eğitim Bakanlığı'nı bu olayın bir muhattabı olarak bir çözüm üretmesi için göreve çağırıyoruz” dedi. 
 
'MÜNFERİT OLAYLAR DEĞİL'
 
Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, Sewereg ve Mereş'te gerçekleşen olayların münferit olmadığının altını çizdi. Güneş, "Bakanlığın, bürokratların, medyanın, siyasetçilerin sürekli bir şiddet ve ötekileştirme dilini kullandıklarından kaynaklı toplumda ciddi bir kutuplaşma var. Medyasından tutun dizilerine kadar şiddet ve silahlandırmayı özendirme durumları var. Bu da beraberinde böyle olayları ortaya çıkarıyor. Bunlar kesinlikle münferit olaylar değil. Biz Eğitim Sen olarak buna farkındalık yaratmak, bunu önlemek adına bir mücadele yürütüyoruz" şeklinde kaydetti.
 
'TOPLUMSAL KRİZ HALİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ'
 
Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Simge Yardım, toplumsal bir kriz hali ile karşı karşıya olunduğunu söyleyerek, "AKP iktidarı kendi ideolojik inşasını sürdürmeye çalışıyor. Bunu yaparken de çocukların haklarını ve geleceklerini görmüyor. Aksine kutuplaştırıcı, tekleştirici, cinsiyetçi, milliyetçi ve ırkçı bir eğitim sisteminde ısrar ediyor. Farklı kimliklerin ve kültürlerin görünmediği, anadilde eğitim hakkının yok sayıldığı bir eğitim sisteminde şiddet de çocuklar açısından bir inşa aracına dönüşmüş. Bunun sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz" şeklinde konuştu. 
Savaş politikalarına da değinen Simge Yardım, "Savaş politikalarında ısrarın olduğu bireysel silahlanmanın bu kadar yaygınlaştığı bir toplumda, şiddet bir yaşam biçimi haline gelmiş durumda. Bu cinayetleri kadın cinayetlerinden, cezasızlık politikalarından biliyoruz. İktidar tarafından, yargı aracılığı ile şiddet bir biçimiyle meşrulaştırılan bir noktada" dedi. 
 
'BARIŞ OLURSA EĞİTİM DEMOKRATİKLEŞİR'
 
Simge Yardım, "Barışı konuştuğumuz bir süreçte bu olaylar da bize barışa ve demokratik bir topluma ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Çünkü barışın hakim olduğu demokratik bir toplumda eğitim demokratikleşecek, çocukların geleceğe umudu artacak, toplumdaki şiddet dili ortadan kalkacak, kadın katliamları azalacaktır. Hem eğitim politikaları için hem de barış için güçlü bir mücadeleyi örgütlemek gerekiyor" ifadelerinde bulundu.