‘Abdullah Öcalan artık halkıyla buluşmalı’

Paylaş:

DÊRSIM - Türkiye'nin demokratikleşmesinde Abdullah Öcalan'ın rolüne değinen tutsak babası Hasan Demir, "Sayın Abdullah Öcalan'ın dışarıda kendi halkıyla buluşması lazım. Bunun için de 'umut hakkı’nın uygulanması gerekiyor" dedi.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci, "çerçeve yasa" tartışmalarıyla kamuoyundaki yerini koruyor. Sürecin ilerlemesi adına yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği birçok çevreden dillendirilirken, bu çağrılar henüz karşılık bulmadı. Kamuoyu ve özelikle de tutsak aileleri yasal düzenlemeler hususundaki çağrılarını sürdürüyor. 
 
 
2016 yılında Antalya'da gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen ve şu anda Samsun Kavak S Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutulan Emrecan Demir'in babası Hasan Demir de, gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve Abdullah Öcalan'ın özgür olması gerektiğini vurguladı. 
 
UMUT HAKKI
 
Cezaevindeki tutsakların demokratik cumhuriyet için mücadele verdiklerini söyleyen Demir, demokratik cumhuriyeti inşa sorumluluğunun toplumun tüm kesimlerinin görevi olduğunu dile getirdi. Devletin Kürtlerin demokratik mücadelesini kategorize ettiğini ifade eden Demir, "İşte buna bu kadar ceza vereceğiz, pişmanlık veya eve dönüş yasaları gibi yaklaşımları çözüm getirmez. Çözüm demokratik bir siyasetin yolunun açılmasıyla olur. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın sağlık ve güvenlik koşulları sağlanmalı ve halkıyla buluşmalıdır. Bu talep gerçekleşmediği müddetçe hiçbir sorun çözülmez. Sayın Abdullah Öcalan'ın dışarıda kendi halkıyla, Türkiye demokratik çevreleriyle, yazarlarıyla, çizerleriyle ve hatta dünyadaki filozoflarla, dünyadaki bilim insanlarıyla birebir buluşması lazım. Bunun için de 'umut hakkının' uygulanması gerekiyor" dedi.
 
‘ÖZGÜR ÇALIŞIR KOŞULLARIN SAĞLANMASI GEREKİYOR’
 
Kürt Özgürlük Hareketi'nin süreç kapsamında attığı adımları sıralayan Demir, "Devlet, bugüne kadar gecikti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bir sürü kararı var. Diyor ki 'umut hakkı' tanınsın. Yani sonuçta demokratik bir çözümün olması lazım ve bunun için de başmüzakereci Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlük koşullarının derhal sağlanması gerekir. Bizim önderliğimiz eğer özgür değilse, hiçbir adım ne yerini bulur ne de hiç kimse o yapılanları dikkate almaz" ifadelerini kullandı. 
 
'DEMOKRATİK YOLLARIN AÇILMASI LAZIM'
 
Cezaevindeki binlerce tutsağın, temel hakları için mücadele verdiğini anımsatan Demir, "Hiçbir çocuğumuz, gencimiz, kardeşimiz suç işlememiş. Aslında Türkiye kendisini demokratikleştirmeye hazırlamışsa başta ağırlaşmış müebbet hapis cezası verilen arkadaşlarımızın cezaevinde bir an önce çıkması lazım ve siyaset yapmalar gerekir. Çocuğum cezaevinde ve tek kişilik hücrede. Çocuğum yarın geldiği zaman gelip benim evimde, bahçemde, bostanımda, köyümde çalışmayacak, bu halk için mücadele verecek. Bunun için de demokratik yolların açılması lazım" diye belirtti. 
 
Yıllarca akan kanın artık durmasını istediklerini söyleyen Demir, şöyle devam etti: "Demokratik bir cumhuriyet ve bu demokratik cumhuriyette demokratik bir siyaset yapmak istiyoruz. Türkiye'nin kurumları demokratik olsun. Kürtler ve Türkler eşit olsun. Çocuklarımızın bu mücadelesi Türkiye'nin de önünü açacaktır. Türkiye de Ortadoğu'da lider bir ülke olacaktır. Şu an Türkiye'nin dört tarafı ateş. Suriye'yi gördük, Libya'yı gördük, İran'ı görüyoruz. Yani ulus devletlerinin müddetleri bitti. Artık demokratik bir düzen kurmak ve devlet kurumlarını demokratikleştirmek için de çocuklarımız hazırdır. Silahlı mücadele zamanı da bitmiştir. Sorunu çözmek için Sayın Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın çözüm modeli olmazsa olmaz. Çünkü bu süreci istemeyen kapitalist, emperyalist ülkeler bunun içine girerse bu sorun çözülemez bir noktaya gelir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın temsiliyetinde bu sorunu demokratik bir cumhuriyete dönüştürüp çözmek istiyoruz. Yoksa Almanya'sı, Amerika'sı, İsrail'i gelirse kendine göre hareket eder. Biz bunları istemiyoruz." 
 
MA / Uğurcan Boztaş