Sêrt fıstığını yağış ve dolu vurdu: Çiftçi bu yıl zararda
SÊRT – Fıstık üretim sezonunda yağış ve dolu nedeniyle verim kaybı yaşandığını belirten fıstık üreticisi Ekrem Tatlı, artan girdi maliyetleri ve sulama sorunlarının da kendilerini zarara uğrattığını söyledi.
Sêrt’te 2026 yılı fıstık üretim sezonunda, yağışlı dönem ve dolu nedeniyle verim kaybı yaşandı. Fıstığın çiçeklenme dönemine denk gelen yağışlar döllenmeyi olumsuz etkiledi. Girdi maliyetlerinin arttığı dönemde verimin düşmesi fıstık üreticilerini zor durumda bıraktı. 10 yıldır fıstık üreticiliği yapan Ekrem Tatlı (53), bu sene yaşadığı sorunları anlattı.
Özellikle Nisan ayının sonlarında yağan dolunun ürünlere ciddi zarar verdiğini aktaran Tatlı, bazı bahçelerde ürün kaybının yüzde 81’e ulaştığını ifade etti. Artan gübre, ilaç, işçilik ve sulama maliyetleri nedeniyle bu yıl zarar ettiklerini söyleyen Tatlı, geçen yıl aynı tarladan yaklaşık 3 ton kaba fıstık topladıklarını, temizleme işleminin ardından yaklaşık 600 kilogram ürün elde ettiklerini belirterek, “Bu yıl ise aynı tarladan en fazla 50 kilogram ürün bekliyoruz. Ürün kaybının mühendis ve ekspertizlerin yaptığı incelemeler sonucunda belirliyoruz” dedi.
‘VERİM DÜŞÜKLÜĞÜNDE YAĞIŞLAR ETKİLİ OLDU’
Fıstığın Nisan ayının 1’i ile 15’i arasında çiçeklenme dönemine girdiğini ve rüzgârla döllendiğini belirten Tatlı, “Yağmur yağdığı zaman açan erkek çiçekler toprağa bastı. Çamur olduğu için bu döllenmeyi sağlayacak çiçekler bir türlü havalanamadı. O yüzden geçen seneye göre rekolte düşük olacak” dedi.
Aynı tarihlerdeki yağışların bir bölümünün dolu şeklinde gerçekleştiğini dile getiren Tatlı, bunun da fıstıkların olgunlaşma döneminde ciddi zarara yol açtığını belirtti. Tatlı, “Şu anda içinde bulunduğumuz bağda yaklaşık ürün kaybı yüzde 81 durumunda. Bu, mühendislerin ve ekspertizlerin gelip bakması sonucu verdikleri bilgi. Bu anlamda biz fıstık üreticileri olarak çok zorlanıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘BARAJLAR İKLİMİ DEĞİŞTİRDİ’
Bölgede geçmişte karasal iklimin hakim olduğunu belirten Tatlı, “Son yıllarda yapılan barajlar iklim üzerinde değişikliğe neden oldu. Bölgedeki nem oranı arttı. Fıstık kuru havayı seviyor ve nemli havada fıstığın doluluk oranı da düşüyor. Bu nedenle yapılan barajlar tarıma büyük bir zarar veriyor” dedi.
‘SU VAR AMA ELEKTRİK YOK’
Sulama imkanlarının yetersizliğine de dikkat çeken Tatlı, fıstık bahçelerinde sulama yapılmasının kalite ve verimi artırdığını ancak elektrik sorunu nedeniyle mevcut su kaynaklarından yeterince yararlanamadıklarını aktardı. Sulama projelerinin hayata geçirildiği bölgelerde elektrik altyapısının da oluşturulması gerektiğini ifade eden Tatlı, “Suyu bulabiliyor vatandaş ama elektriği bulamadığı için o suyu çekmede problem yaşıyor. Benim buraya sulama projesi verildi ama elektriğim yok. Jeneratör kullanmak zorunda kalıyorum. Bir ton su yaklaşık bin TL’ye mal oluyor. Bu nedenle sadece ihtiyaç kadar su çekebiliyoruz” şeklinde konuştu.
Tatlı, “Fıstık sulandığında kalitesi artıyor. Sulanan fıstıkla sulanmayan meyve aynı tadı vermez. Ancak şu anda doğal bir üretim yapamıyoruz. Çünkü sulama yapamıyoruz. Sulama yapamayınca da fıstığın hali bu oluyor. Diğer sebze ve meyvelerimizin de hali bu şekilde. Sulama şart” dedi.
‘GİRDİ MALİYETLERİ YÜZDE 100 ARTTI’
Maliyetlerinin üreticiyi zorladığına dikkat çeken Tatlı, “Gübre, ilaç ve işçilik fiyatları geçen yıla göre yaklaşık yüzde 100 arttı. Özellikle budama ve aşılama ustalarının ücretleri yükseldi. Fiyatların belirlenmesinde herhangi bir düzenleme olmadı. Gübre fiyatları yüzde 100, ilaç fiyatlarımız yüzde 100, işçi fiyatları yüzde 100 artıyor her sene. En çok da gübre fiyatlarıyla, budama ve aşı ustalarının fiyatları yükseliyor. Bir de bunu belirleyen bir şey yok. Belli bir kuralı, kaidesi, ilkesi yok. Herkes istediği fiyatı serbest piyasa şeklinde belirliyor” ifadelerini kullandı.
Bölgede fıstık üretiminin Sêrt’in yanı sıra Misirc (Kurtalan), Mêrdin, Amed, Wan ve Şirnex’te de yaygınlaştığını belirten Tatlı, işçilik maliyetlerinin de arttığını söyledi. Tatlı, bazı ustaların günlük yevmiyelerinin 7 bin TL’ye kadar çıktığını belirterek, üretim maliyetlerinin karşılanamaz hale geldiğini ifade etti.
‘ÜRETİCİ HAK ETTİĞİNİ ALMIYOR’
Fıstık üreticilerinin ürünlerini çoğunlukla dalında tüccara sattığını kaydeden Tatlı, bu durumun üretici açısından önemli bir gelir kaybına yol açtığını söyledi. Tüccarların bahçeyi gezerek tahmini bir fiyat verdiğini belirten Tatlı, “Toplama, yıkama, temizlik ve fabrika masrafları üreticiyi, ürününü dalında satmaya zorluyor. Bir tarlanın hasadı için yaklaşık 15 işçi çalışıyor, sadece işçilik maliyeti 30 bin TL’yi buluyor. Yıkama, temizlik ve fabrika masraflarıyla toplam maliyet yaklaşık 100 bin TL’ye ulaşıyor” diye kaydetti.
‘FISTIK FİYATI 2 BİN 500 LİRAYA ÇIKABİLİR’
Geçen yıl fıstığın kilosunun yaklaşık 550 TL’den satıldığını hatırlatan Tatlı, “Bu yıl sezon sonu olmasına rağmen fiyat yaklaşık bin 500 TL’ye yükseldi. Verimin düşmesi nedeniyle fiyatlar daha da artacak gibi görünüyor. Bu sene fıstığın birçoğu boş, döllenme olmadığı için fıstık fiyatlarının yükseleceği görülüyor. 2 bin-2 bin 500 TL seviyesinde seyretmesini bekliyoruz Fiyatların yükselmesi tüketici açısından da sorun oluşturuyor. Tüketici bunu tüketemiyor. Tüketici tüketmeyince de fıstık üreticileri nasıl para kazanacak? İmkansız bir şey” ifadelerini kullandı.
‘DESTEKLER YETERSİZ’
Sêrt’te fıstık üretiminin 1990’lı yıllarda Valiliğin girişimleriyle desteklenmeye başladığını ifade eden Tatlı, “O dönem fidan, tel çit ve direk desteği verildi ancak bu destekler zaman içerisinde azaldı. Devlet bu yıl dönüm başına yaklaşık 280 TL destek verdi. Söz konusu destek üretim maliyetleri karşısında yetersiz kalıyor. 20 dönümlük arazi için verilen destek yaklaşık 5 bin TL’ye denk geliyor. Buda sadece 10-15 litre mazot parasına denk gelen bir para” diye konuştu.
Tatlı, “Tarım Müdürlüğü ile destekler konusunda görüşmeler yapıyoruz. Çit, fidan, makine ve araç desteği taleplerimizi ilettik. Ancak projelerin hayata geçirilmesi uzun sürüyor. Devlet işlerinde süreç epey uzuyor, yavaş ilerliyor. Bunların 2-3 seneye kadar ancak çıkacağını düşünüyoruz. Orada bizim bir beklentimiz yok” diye belirtti.
‘FİDAN DESTEĞİ VE ELEKTRİK SAĞLANMALI’
Fıstık üretiminin sürdürülebilmesi için devlet desteğinin artırılması gerektiğini belirten Tatlı, “Özellikle elektrik, sulama, fidan ve çit desteği sağlanmalı. Eğer elinizde imkânlar varsa projelendirirseniz, özellikle bu zamanda domuzlar epey fıstıklara zarar veriyor, demir çitler ve sulama için sulama projesi verdiğiniz yerlere mutlaka elektrik götürün. Çünkü suyu bulabiliyor vatandaş ama elektriği bulamadığı için o suyu çekmede problem yaşıyor” dedi. Fidan fiyatlarının da arttığını söyleyen Tatlı, bir fidanın 100 TL’yi aştığını ve bir dönüme yaklaşık 27-28 fidan dikildiğini belirtti. Fıstığın yaklaşık 7 yılda ancak verime geçtiğini söyleyen Tatlı, “Uzun vadeli üretim nedeniyle fidan desteği önemli” dedi.
‘EKOLOJİYİ KORUYARAK ÜRETİM YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Fıstık üretiminin bölgede çoğunlukla eğimli ve dağlık arazilerde yapıldığını aktaran Tatlı, üretim alanlarının hazırlanması sırasında doğaya zarar vermemeye çalıştıklarını ifade etti. Aşırı müdahalenin ekolojik dengeyi bozduğunu söyleyen Tatlı, “Sel olayları da tarımsal üretime zarar veriyor. Pek fazla makine kullanmıyoruz. Doğayı bozmak istemiyoruz. Biraz ekolojik sistemden yana olduğumuz için böyle davranıyoruz. Ama bunun tam aksini vahşice yapanlar da olabiliyor. Yukarıda yanlış yol yapılması nedeniyle bir sel olduğunda buralar olduğu gibi sel altında kalabiliyor. Bu sene fıstığa bir de o zarar verdi” diye ekledi.
‘GENÇLERE TOPRAĞI SEVDİRMEK LAZIM’
Tarımın geleceği açısından gençlerin üretim alanlarıyla buluşturulmasının önemine değinen Tatlı, “Tarım eğitiminin yeniden güçlendirilmesi gerekiyor. Geçmişte tarım okulları vardı. Ancak bu okullar zaman içerisinde ortadan kalktı. Eğitimli tarımcıların yetiştirilmesi şart” dedi.
Gençlerin tarıma yönlendirilmesine ihtiyaç olduğunu dile getiren Tatlı son olarak şunları söyledi: “Gençlere aslında buraları tanıtmak lazım. Okuyarak da tarımcı olunabiliyor. Eğitim gören tarımcıların olması daha iyi olur. En azından haklarının daha iyi farkında olurlar. Tarım alanlarının yalnızca üretim yapılan yerler olarak değil, gençlerin doğayla buluşabileceği alanların oluşturulmasını gerekiyor.
TOPRAK İHANET ETMİYOR
Fıstık öyle bir ekonomiye sahip ki traktörcüsü kazanıyor, işçisi kazanıyor, fıstık satanı kazanıyor, kabuklu ve boş fıstık satanı kazanıyor. Yani her taraftan fıstık bir kazanç elde ediyor. Herkesin bundan faydalanmasını istiyoruz.”
MA / Hilal Budak