‘Sürecin başarıya ulaşması Abdullah Öcalan’ın konumuna bağlı’
DÊRSIM - Sürecin başarıya ulaşmasının Abdullah Öcalan'ın konumuna bağlı olduğunu belirten DEM Parti Dêrsim İl Eşbaşkanı Hümeyra Tosun Yeğin, “Sayın Öcalan, toplumun her dinamiğinden insanla görüşebilmeli, bu süreç ancak böyle götürülebilir” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tarihi çağrısıyla başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, çerçeve yasanın Meclis'ten oy çokluğuyla geçmesiyle yeni bir aşamaya geçti. Abdullah Öcalan’ın yasal statüsü başta olmak üzere demokratikleşme adımlarına dair başlıkların yasa da yer almaması birçok kesim tarafından eleştiriliyor. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dêrsim İl Eşbaşkanı Hümeyra Tosun Yeğin, çerçeve yasa ve Dêrsim’de toplumsal güvenin inşası için atılması gereken adımlara ilişkin konuştu.
‘ÇERÇEVE YASA BİR BAŞLANGIÇ’
Toplumun sürece yaklaşımında temkinlilik olduğunu belirten Hümeyra Tosun Yeğin, geçmişte devlet tarafından başlatılıp sonlandırılan süreçlerin toplumsal güven hususunda tahribat yarattığını kaydetti.
Mecliste oy çokluğuyla kabul edilen çerçeve yasanın eksiklerinin olduğunu dile getiren Hümeyra Tosun Yeğin, “Müebbet hapis alan arkadaşlarımızı şimdilik kapsamaması bir dezavantaj. Çünkü bu konuda da sanırım 800'ün üzerine tutuklumuz var. Bu anlamda bir ileriye dönük çözüm olması gerekiyor. Sonuçta toplumda da bir beklenti var. Özellikle müebbet ceza alanlar için bu tarz bir ayrışmanın yapılması yanlış, bu yasa herkese uygulanmalı. Bu kısıtlamalar süreç açısından olumlu değil. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın koşullarında bir değişiklik yapılmaması ile bağlantılıdır” dedi.
İnanç, kültür, dil, demokrasi anlamında bir eşitliğin olmadığını söyleyen Hümeyra Tosun Yeğin, tüm bu başlıkların müzakere ve mücadeleyle yasallaşması gerektiğini belirtti. Sürecin devamı ve sağlıklı ilerlemesinin Abdullah Öcalan’ın fiziki koşullarının düzenlenmesi bağlı olduğunu ifade eden Hümeyra Tosun Yeğin, “Sayın Öcalan, toplumun her dinamiğinden insanlarla görüşebilmeli, bu süreç ancak böyle götürülebilir. Sürecin başarısı Sayın Öcalan’ın konumuna bağlı” şeklinde konuştu.
DÊRSIM’DE SÜRECE GÜVENİN İNŞASI
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında Dêrsim’de birçok köy ve mahallede halk buluşmaları gerçekleştirdiklerini söyleyen Hümeyra Tosun Yeğin, buluşmalarda 1938’den bu güne yaşananların toplum hafızasında derin izler bıraktığına tanıklık ettiklerini kaydetti. Hümeyra Tosun Yeğin, toplumsal güven ortamının yeniden inşa edilmesi için Cem Evlerinin ibadet yeri olarak tanınması, boşaltılan köylere geri dönüşler için elektrik, yol ve su gibi kolaylıklar sağlanması gerektiğini ifade etti. Dêrsim’de her yerin güvenlik kamerası ile izlendiğini ve kontrol noktalarında kilometrelerce kuyruk oluştuğuna dikkat çeken Hümeyra Tosun Yeğin, “Bu kontrol noktaları kalkarsa halk daha fazla güven hissedecek” dedi.
‘SÜRECİN DİLİ’
İktidara yakın basının dilinin barış dili olması gerektiğini ifade eden Hümeyra Tosun Yeğin, “Çünkü toplum bunun hepsini izliyor. Karşıyı provoke eden, insanlarda umutsuzluk yaratan bir dil olmamalı. Bu dil hükümetin kendisini de kazandırmaz. Uzun vadede onlar da bunun etkisini, nasıl bir olumsuzluk yarattığını görecekler” diye belirtti.
‘DİL VE İNANÇ GÜVENCEYE ALINMALI’
Hümeyra Tosun Yeğin, Kürt diline dönük baskıları dair, “Dil ve inancı siz anayasal anlamda güvence altına almalısınız ki insanlar bu anlamda kendini rahat hissetsin” dedi. Yasal adımların devam etmesi ve demokratikleşmenin sağlanması için de örgütlenmenin ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Hümeyra Tosun Yeğin, “Bundan sonra ‘bekleyen, acaba ne olur’ diyen değil de gerçekten daha fazla işin içinde aktifleşen, daha fazla görünür kılınan, kurumlarına üye olan bir sahiplenmeyi hep beraber yapmamız gerekiyor” dedi.