Hukukçulardan nafaka hakkı için adliye önünde eylem

Paylaş:
ANKARA - Nafaka hakkının iptal edilmesiyle iktidarın kadınların kazanımlarına saldırmaya devam ettiğini belirten hukukçular, adil ve gerçek bir çözüm için önerilerini sıraladı. 
 
Hukuk örgütleri, Anayasa Mahkemesi’nin nafaka hakkı iptaline dair Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Nakafa hakkı gasp edilemez haklarımızdan vazgeçmiyoruz” pankartı açılan açıklamada “Eşit, özgür, güvenceli bir yaşam istiyoruz” sloganı atıldı. Açıklamayı Doru Ninsu Arslan okudu.
 
Doru Ninsu, AKP’nin kadınların tüm kazanımlarını sistematik bir biçimde hedef aldığını belirterek, “İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı, 6284 sayılı Kanun'un sürekli tartışmaya açılması, toplumsal cinsiyet eşitliği ilkesinin kamusal politikalardan tasfiye edilmesi, kadın örgütlerine saldırılar ve kadınların birey olarak değil yalnızca aile içindeki rolleri üzerinden tanımlandığı ‘Aile Yılı’ politikaları bu saldırıların ne kadar sistematik ilerlediğini gösterdi” dedi.
 
“Bugün nafaka hakkına yönelik müdahaleler, Medeni kanunda yapılmak istenen değişiklikler de aynı aklın ve zihniyetin ürünüdür” diyen Doru Ninsu, “Eğer toplumun tüm kesimleri, kadınlar, hukukçular, siyasetçiler, sivil toplum örgütleri olarak yapılması planlanan bu düzenlemelerin karşısında durmazsak kaybedilecek şey yalnızca nafaka hakkı değil kadınların sınırlı ekonomik güvenceleri, şiddetten kurtulma umudu, dolayısıyla kadınların eşit yurttaşlık hakları ve özgürlükleri olacaktır. Çünkü Türkiye toplumunda ‘nafaka mağduru’ olarak tanımlanacak kesim erkekler değil; yoksulluğa, şiddete, baskıya ve çaresizliğe mahkum edilen kadınlardır” diye belirtti.
 
‘TOPLUMSAL GEREKSİNİMLERE DAYALI BİR HAKTIR’
 
Ninsu Doru, şöyle devam etti: “Ülke genelinde nafaka miktarı ortalama bin 179 TL iken, açlığa mahkum edilen kadınlardır.  Düzenli nafaka ödemeyenlerin oranı yüzde 44 gibi yüksek bir oranken, alacağı üç kuruş nafakayı bile alamayan kadınlardır. Her nafaka alacağı için en baştan icraya başvurmak zorunda kalan kadınlardır. Yıllarca şiddet görüp nihayetinde boşandığı erkekler tarafından sırf nafaka hakkını almak istediği için baskı, tehdit ve hakaretlere maruz kalmaya devam eden kadınlardır. 
Dolayısıyla Türkiye’de kamuoyuna yıllardır anlatılan ‘ömür boyu nafakayla lüks içinde yaşama’ söylemi kadınların kazanılmış haklarını hedef alan siyasi bir propagandadan ibarettir. 
Nafaka hakkı yalnızca aile hukuku kapsamında ele alınamayacak kadar kritik ve toplumsal gereksinimlere dayalı bir haktır.”
 
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
 
Yoksulluk nafakasının 5 yıl olmak üzere evlilik süresinin yarısı kadar süreyle sınırlandırılmasının planlandığını belirten Ninsu Doru, “Bu yasa, hukukun en temel ilkelerinden biri olan bireyselleştirilmiş adalet anlayışına aykırıdır. Gerçek, adil ve eşitlikçi bir çözüm için, kadınların ekonomik bağımsızlığını sağlayacak sosyal devlet politikaları hayata geçirilmeli, kadınların istihdama erişimini güçlendirecek politikalar geliştirilmeli, boşanma sonrasında kadınların gelir ve barınma güvencesini sağlayacak sosyal destek mekanizmaları oluşturulmalı, nafaka alacaklarının tahsilini güvence altına alan etkili mekanizmalar kurulmalıdır” diyerek, mücadele etmeye devam edeceklerini dile getirdi.