Gülistan Kılıç Koçyiğit’ten ‘komisyon’ açıklaması

Paylaş:
ANKARA - Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis Komisyonu'nun yazım ekibine dikkat çekerek, “Sanki bu komisyon kurulmamış gibi, bir yaklaşımdan uzak durulması ve raporun böyle bir anlayıştan uzaklaşarak yazılması gerekiyor” dedi.  
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, güncel gelişmelere ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi. 
 
Abdullah Öcalan'ın halkların eşitliği, özgürlüğü, eşit yurttaşlık hakkını, barış ve demokratik bir toplum perspektifini savunduğunu belirten Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Sayın Öcalan, tam da bu müdahaleyi ve en nihayetinde beklenen çatışmayı, ortadan kaldırdı. Bu riski bertaraf etti. O anlamıyla çatışmayı değil, müzakereyi, inkarı değil, tanınmayı, ayrışmayı değil, ortak yaşamı esas alan çizgisiyle de Sayın Öcalan bu büyük planı boşa düşürdü. Özellikle 27 Şubat'ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı öncesinde ortaya koyduğu yoğun çaba ve geliştirdiği çözüm perspektifi, sonrasında açığa çıkan özellikle de güçlü toplumsal sahiplenme ile birlikte 15 Şubat komplosunun siyasal hedeflerinin aslında hükümsüz kılındığını söylemeliyiz. Bu çağrı halkların eşitliği, demokratik bir gelecek için ortaya konulan kararlı bir iradeyi ve karanlık senaryolara karşı güçlü demokratik bir yanıtı içermekteydi" dedi.
 
DEMOKRATİK BİR GELECEK 
 
Herkesin Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'na sahip çıkması gerektiğini söyleyen Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Bu topraklarda refah, huzur, demokratik, demokrasi özgür Kürtlük, eşitlik, adalet ve barış isteyen her bir yurttaşımızın temel sorumluluğu olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Tarih bize barışa sahip çıkmayı, Kürt sorunu demokratik çözümü için ortaya irade koymayı, demokratik bir geleceği, demokratik bir cumhuriyeti inşa etme sorumluluğunu yüklüyor. Bu açıdan Sayın Öcalan'ın aldığı sorumluluğu gören bir yerden; bu sorumluluğa hepimizin ortak olması ve hepimizin elimizi taşın altına koyması gereken bir dönemde olduğumuzu belirtmek isterim" diye konuştu.
 
'MECLİS ZEMİNİNDE YAPILMASI ÇOK ÖNEMLİ'
 
Kürt sorununun demokratik çözümü için 5 Ağustos tarihinde kurulan Meclis Komisyonu'nun çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gülistan Kılıç Koçyiğit, önemli bir eşikten ve kritik günlerden geçildiğini belirtti. 
 
Komisyonun bugüne kadar 20 toplantı gerçekleştirdiğini anımsatan Gülistan Kılıç Koçyiğit, devamla şunları söyledi: "Bu toplantılarda birçok konu tartışıldı, konuşuldu, öneriler açığa çıktı. Toplam 135 kişi de bu toplantılar vesilesiyle dinlenmiş oldu. Özellikle son toplantıda iki akademisyen gelerek yapılan tüm konuşma önerilere dair kapsamlı analizler sundular. Bu kapsamlı analizler; aslında Kürt sorununun ne olduğunu da, nasıl çözülmesi gerektiğini de, yol haritasını da, güven tesis etmek için neler yapılması gerektiğini de açık ve net bir şekilde ortaya koydu. Şimdi bu uzun ve kıymetli mesai boyunca barış zemininin Meclis olarak tarif edilmesi, barış tartışmalarının Meclis zemininde yapılmış olmasının çok önemlidir.
 
YENİ BİR AŞAMA İLE TAÇLANDIRALIM
 
Tüm katılımcıların farklı perspektiflerden de olsa aslında Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda söz söylemiş olmaları, sorunun çözümüne katkıda bulunmuş olmaları da bize barış zemininin mümkün olduğunu ve bunun ipuçlarını, yol haritasını da göstermiştir. Tam da bu noktada; toplum ve özellikle de Kürt halkı nezdinde yeniden başa dönecek hiçbir tartışmaya, konuşmaya mahal vermemek gerektiğini söylememiz gerekiyor. Sanki bu komisyon kurulmamış gibi, sanki 20 toplantı yapılmamış gibi, sanki bu çatı altında Kürt sorununun demokratik çözümünün kök nedenlerine ve çözüm önerilerine dair hiçbir öneri yapılmamış gibi bir yaklaşımdan uzak durulması ve raporun böyle bir anlayıştan uzaklaşarak yazılması gerekiyor. 
 
BU ÜLKENİN SORUNU AVUKATLAR MIDIR?
 
Akın Gürlek, 19 Mart operasyonundan başlayarak Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Can Atalay ve Canan Kaftancıoğlu gibi kamuoyunun yakından takip ettiği birçok kritik davada savcı olarak görev yaptı. Adalet Bakanlığı'na atandı. 3 gün olmuş. İlk yaptığı açıklama diyor ki; 'Tutukluların avukatları da hükümlüler gibi görüşleri sınırlandırıyor.' 'Evrak alışverişleri durdurulmalı ve burada sınırlama getirmeliyiz' diyor. Henüz suçu ispat edilmemiş, masumiyet karinesi olan bir tutukluyla avukatının görüşmesini bir sorun olarak masaya koyan bir Adalet Bakanlığı profili ile karşı karşıyayız. Peki gerçekten bu ülkenin sorunu avukatların cezaevinde müvekkillerini, tutuklu müvekkillerini görmesi midir? 
 
VAR OLANI GERİLETMEYE GELMİŞ
 
Yoksa gerçekten sadece avukatların gidip müvekkillerini görmesi sorunu diye bir sorun mu var? Böyle bir sorun olmadığını hepimiz biliyoruz. Bütün bunlar bize neyi gösteriyor? Adalet Bakanlığı'nın henüz nerede olduğu, ne yapması gerektiği ve sorunun gerçeği ile ilgili bir farkındalığı yok. Ya da çok açık ve net olarak var olanı da yıkmaya çalışan bir bakış açısı koltuğa oturduğunu görüyoruz.” 
İlgili Haberler
DEM Parti: İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimiz
DEM Parti: İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimiz

DEM Parti MYK'si İsrail ve ABD'nin İran'a karşı başlattığı saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, "İran’daki mevcut rejimin dışarıdan dizaynlarla değil, halkların ortak iradesiyle değişmesinin mümkün olduğunu savunmaya devam edeceğiz" dedi.

'Sayın Öcalan'ın attığı adımların önemini ilerleyen yıllarda anlayacağız'
'Sayın Öcalan'ın attığı adımların önemini ilerleyen yıllarda anlayacağız'

Yerine kayyım atanan Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Abdullah Zeydan, süreç karşıtı propagandalara işaret ederek, "Bu basit söylemlere kulak vermeyin. Biz çok daha büyük bir mücadele yürütüyoruz. Sayın Öcalan'ın attığı adımların önemini ilerleyen yıllarda anlayacağız" dedi.

‘Kürtler direnişlerini sürdürecek’
‘Kürtler direnişlerini sürdürecek’

Rojava'ya yönelik saldırıların Kürtleri birleştirdiğine dikkat çeken kadın siyasetçiler, Kürtlerin nerede olursa olsun direnişlerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirtti.